Kendi blogunu oluştur ;)

HAKİKİ Vepa

Panik yapmayın deney oluyor.

Yazılar

Photoshop kadar güçlü online garifk aracı Aviary

Aviary grafikerler için online resim düznleme aracı. Photoshop kadar esnek ve kullanışlı. Aviary ile yapılan resimlere bakınca ne kadar kullanışlı ve güçlü bir program olduğunu göreceksiniz. Program web tarayıcı üzerinden çalışıyor ve şu an beta aşamasında olup davetiye ile üye olabiliyor. Bende üyeliğin onaylanmasını bekliyorum ...

Aviary ile yapılan örnekler:

Daha fazla resim ve videolara Aviary sitesinden ve blogundan ulaşabilirsiniz.

Bir alan adı (domain) en fazla kaça satılır ?

pizza.com.auction pizza.com

İnternet gittikçe yaygınlaşıyor ve zamanında radio ve televizyonun yaptığı gibi herkesin evine hatta cebine kadar griyor. Bu sebeple herkes kendi ismini veya şirketinin, oturduğu şehrin, sattığı ürünün ismini alan adı olarak alıyor. Eğer daha önce alınmadıysa 10$ gibi bir fiyata alabiliyorlar. Fakat alınmış bir isimse en fazla ne kadara satın alınabilir konusunda bir sınır yok.

Bügün karşılaştığım bir açık artırmada Pizza.com alan adı (domain name) satılmakta. Fiyat 100$ ile başladı ve açık artırmanın bitimine 6 saat kala fiyat 2,6 milyon $ kadar yükseldi.

Oran olarak düşünürseniz bir domain satarak normal 2 insanın yaklaşık 100 yıllık hayatına yetecek kadar para yapmakta. Zamanında 10-20$ satın alınan alan adı 10-15 sene sonra böyle bir fiyata gelmesi çok etkileyici. Açık artırma bitiminde kaça satılacak merak ediyorum. 6 saat sonra öğrenecez.

Açık artırmaya bakmak için tıklayınız. 

Google 'Dünya saati' enerji tasarruf uygulaması

Bugün google.co.uk sitesi siyah temayı kullanıyor. Sebep insanları küresel ısınma ve enerji tüketimi hakkında bilgilendirmek ve hatırlatmak. "Dünya saati" - enerji tasarrufu uygulaması, bugün 29 mart 2008 de, yerel saat ile 20:00 - 21:00 arası bütün ışıkların kapatılması şeklinde gerçekleşecek. (umarim bu saatler arasinda misafir gelmez ;).

earthhour.org Geçen sene google sayfalarını sürekli olarak siyah yaparsa nekadar enerji tasarrufu yapar diye bir yazı dan alıntı almıştım. Ordaki bilgilere göre google siyah olsaydı dünya çapında günde 300.000$ tasarruf yapacağını söylemiştim. Fakat google günümüzün teknolojisiyle kullanılan monitorlarda bu durumun söz konusu olmadığını söylüyor. Yani ekranda gözüken görüntüden bağımsız olarak monitorların aynı enerjiyi harcadığına değiniyor. Şayet durum böyle olmasaydı Google sürekli olarak siyah kullanacağını söylüyor. Umarım yaptıkları araştırma doğrudur.

Dünya saati uygulamasına Türkiyeden earthhour.org sitesinde kayıtlı olan şu anlık 3 şirket gözüküyor.

  • Haidylena Medikal San. ve Tic A.S. - istanbul
  • More Maden Cevher ve Sanayi - Istanbul
  • Tecom Compressor - Istanbul, Buyukcekmece

http://www.earthhour.org sitesinden programa destek olabilir ve katılabilirsiniz.

Geçen sene Avustralyanın Sydney şehrinde gerçekleşen Enerji tasarrufu uygulamasının videosunu buradan izleyebilirsiniz.

Dünya saati küresel ısınma bilinçlendirme etkinliğine Bloggum bu sene 1 haftalık sayfalarını sihay yaparak katılmakta.

Güncelleme: google ekranda görüntüsünün enerji kullanımını nasıl etkilediğini 27 LCD ve CRT monitörde test etmiş. Sonuç ise LCD monitörlerde Beyaz ekran siyaha göre daha az enerji tüketmekte. CRT monitörlerde ise tam tersine olduğu gözlenmiştir. Yapılan monitör deney raporuna buradan  Googlein yazısına da blogundan ulaşabilirsiniz.

Mutlu ol bu bir emirdir !!

Sinan Çetin'den Nebil Özgentürk'ün Türkiye'nin Hatıra Defteri belgeseli için yapılmış "yasaklar" üzerine bir kısa film...

Gülmekten öldüm valla... :D

Bana da mutlu olmam gerektiğinin bir emir olduğunu hatırlatan birieri lazımdı aslında... ara sıra izlesem hatırlarım artık:D

[via bizats]

Bedava ekonomisinin konuşmacısı Chris Anderson ve Techcrunch sahibi Michael Arrington videoları

Chris Anderson wired dergisinin baş editörü bedava ekonomisini ve günümüzde internetdeki gelişmeleri Charli Rose ile yaptığı söyleşide paylaşıyor. Bedava ekonomisi ve günümüzdeki örneklerini hakkında geçende anlatdığım yazıdan bilgi edinebilirsiniz.

Konuşmada internetde çoğu servisin bedava olacağını ve bedava olan servislerin başarılı olacağını anlatıyor. Ayrıca Microsoft Yahoo'yu eninde sonunda satın alacak diyor. Google ile Yahoo'nun arasında farka değiniyor, google daha çok makineleri kullanırken yahoo insan gücü ile kontrol ediliyor ve günümüzdeki duruma göre makineler insanlardan daha çok ilerleğinigi söylüyor. Microsoft Yahoo'yu satın alırsa Microsoft'un teknolojisi ile Yahoo'nun populeritesi Google için ciddi rakip oluşturabileceğini anlatıyor. Facebook ise günümüzde popüler olmasına rağmen yerini daha çok spesifik konuları kapsayan sosyal ağlar alacağını söylüyor. Günümüzdeki örneğinini ise 150 bin sosyal ağı barındıran Ning'i gösteriyor.

Michael Arrington Techcrunch blogunun sahibi geçen sene 2-3 milyon gelir elde etttiği söyleniyor ve günümüzdeki değeri 100 milyon$ olduğunu valleywag blogunun sahibi söylüyor, fakat Michael bunu kendi değerini arttırmak için yaptığını düşünüyor. Konuşmada internetdeki sorunlara değiniliyor. Bunlar başlıca Çin amerikan teknolojisini kullanarak kendini dünyadan sansürlemesi ve büyük internet şirketlerinin çinde servis verebilmek için sansürden geçtiğini ve dolaysıyla hızlı servis sunmalarına rağmen çinde çok yavaş ulaşılabildiğni ve kalitesiz servis olarak nitelendirilebildiğine değiniyor. Diğer sorun ise internetde kimlik hırsızlığı, internet tarafsızlığı yani herhengi bir servis sağlayıcı kullanıcıyı sadece kendi servisleri ile sınırlamamsı gerektiğini konuşuyor. Ayrıca yeni büyüyen şirketleri ve teknolojileri konuşuyorlar. Onları bir nevi korsanlara benzetiyor çünkü var olan servislerin iyi yanlarını birleştirerek daha iyi servisler sunduklarını belirtiyor. Günümüzün bloglarının çok trafik aldığını ve büyük portalların ve haber sitelerinin kaybolmakta olan trafiği bloglara kaydığını belirtiyor.

Videoları izlemenizi tavsiye ederim, genel olarak günümüzdeki internet pazarı hakkında bilgi verici. Daha fazla Charlie Rose videolarina sitesinden ulaşabilirsiniz.

Azerbaijanın başkenti Bakü'de Star Wars temalı görkemli otel

2016 Olimpik oyunları için hazırlık sürecinin bir parçası olduğu söylentileri olan otel Star Wars deki Death Star temalı tasarımı ile dikkatleri üzerinde topluyor. Las Vegas veya Dubaide olsa bu kadar dikkat çekmezdi ama otelin Baküde kurulması ve dünyada eşi benzeri görülmemiş güzellikte olması gurur verici. Otel kurulur ve 2016 da olimpik oyunlar baküde gerçekleşir..

[kaynaklar: Azerbaijan: Death Star Hotel, How To Get The Olympics To Your City: Build A Hotel Modeled After The Death Star]

Dünyanın en büyük doğal aynası "Salar de Uyuni" tuz gölü

Salar de Uyuni dünyanın en büyük aynası olan tuz gölü 10,582 km kare alanı kaplıyo. Boliviyanın güney batısında 3,650 metre yükseklite yerleşiyor ve su ilekaplı olup gök yüzünü yansıtıyor.

Görüntüler değişik bir his veriyor, sanki Matrixteki hayal dünyasını anımsatıyor. Hani bu silahların raflar halinde uzaktan hızlıca zoomlandığı sahnelerdeki ortama benziyor. Gitmek istediğim yerlerin listesine ekliyorum... Doğum gününde veya bayramlarda hediye ederlerya, umarım bu yazım hetiye konusunda bir ipucu verir... Uzaya da gitmek istiyorum ama o biraz pahalı hediye olur ...

[via The world's largest natural mirror]

İlgili yazı: Tuz ve toz içinde: Bolivya - Cuneyt Guven'in Dünya trundan

İstanbulda 7 yıldızlı su altı otel 2010 da açılacak

7 katlı ve 7 yıldızlı otel su altından muhteşem deniz görünümlü odalarıyla ziyaretçileri hayran bırakacak. Her odada deniz manzarazı bulunacak otel eski sigara fabrikasının yerinde kurulacak. (nerde olduğunu ben de bilmiyorum fakat manzara gerçekten muhteşem)

İstanbuldaki otel ilk sualtı otel olmayacak, ilk su altı otel Fijide kurulmakta olan $500 million Poseidon Oteli olacak.

[1]

Bedava ekonomisi ve çalışma modeli

1954 larda ilk nukleer enerji santralinin kurulması ile elektriğin ölçünmsi için harcanacak masraftan daha ucuz olacağı söylenmişti. Günümüzde bunun gerçekleşmediğini görebiliyoruz. Fakat gerçekleşseydi günlük hayatımızda elektrik ile kullanılan bütün servisler ücretsiz olacaktı. Elektrikli arabalar çoğalırdı, tuzlu deniz suyu içelibilir suya istenildiği miktarda çevirilirdi, tarım endüstrisi tamamen bedava kaynakları kullanırdı ve çok gelişirdi.

Günümüzde yine çok kullanılan internet servisleri ve işlemci fiyatları aynı çekilde ucuzlamaktalar. Her geçen sene daha ucuz fiyata daha üstün bilgisayrın En son modelini alabiliyoruz. Bu tranzistör ucuzlamasını öngmren Dr. Moore ileride bedava denecek kadar ucuz olacağını öngörüyor ve bununla ilgili rapor yayınlıyor. Bu raporu inceleyen Cal Tech Profesörü Carver Meed, öğrencilerine işlemci gücünü bol bol kullanın diye tavsiye ediyor. Çoğu kişi bunu anlamıyor. Neden pahalı olan çeyi harcayalım diye. Asıl mesaj ise işlemciyi zorlayacak fakat bilgisayar kullanıcı sayısını artıracak arayüz için işlemci gücünü yeterince kullanın idi.



Bu düşünceden yararlanarak apple kullanıcı arayüzünü geliştiriyor ve günümüzün apple ve windows işletim sistemleri gelişiyor ve milyonlarca insan bilgisayar kullanabilir hale geliyor. Kolay kullanıcı arayüzü ile bilgisayar kullanmak için üniversite veya senelerce okumak gerekmiyor. Dolaysıyla bilgisayar kullanıcıları artıyor ve bilgisayar marketi büyüyor. Bu defa bilgisayar üreticileri sürümden kazanıyor.

Aynı ucuzlama ve bedava servis sunumları internetde de görülmekte. Birkaç yıl önce google Gmail servisini bedava 2GB alan verdi, ardından Yahoo mail sınırını kaldırarak herkese bedava sınırsız mail servisi verdi. Neden çünkü alan sıfıra yakın sayılacak kadar ucuzladı ve ucuzlamaya devam ediyor. Aynı şekilde Youtube bandwith ve alan ucuzlamakta olduğunu görerek video servisini ücretsiz sundu.

Bütün bunlar daha fazla üretkenlik yaratıyor. Binlerce kişi youtube sayesinde kendi olanaklarını keşfettiler ve milyonlara ulaşarak ünlü oldular.



Bu bedava hizmet veren şirketler nerden para kazanıyorlar. Farklı kaynaklardan. Bir ürünü bedava verirken başka üründen para kazanıyorlar. Örneğin google herşeyi bedava veriyor ve reklamdan para kazanıyorlar. Second life oyunu bedava fakat yer satın almak paralı. Eğer oyunda ev dikeceksen yer için para ödüyorsunuz. Aynı şekilde çogü oyunlar yazılım olduğu için bedavaya yakın sayılacak kadar ucuz fakat içindeki karakterler ve ekstra özellikler paralı. Bazı uçak şirketleri de 10$ gibi komik rakamlara hatta avrupada £1 kadar ucuz. Bunlar genelde kargodan ve önerdikleri kiralama ve otel servislerinden gelir elde ediyorlar.

Açık kaynak projeleri Wikipedia, Wordpress, PHPbb, Open office, Firefox yazılımı ücretsiz vererek farklı yollardan gelir elde ediyorlar. Firefox eklediği arama motorlarının reklam gelirinden pay alıyor, Wikipedia bağış toplayarak server masraflarını gideriyor. Wordpress milyonlarca kullanıcıya ulaşarak ünlü oldular ve bunu farklı şekillerde paraya çevirebiliyorlar. Plentyoffish ücretsiz arkadaşlık servisi sağlayarak reklamdan para kazanıyor. Aynı şekilde Myspace, Facebook, Bebo reklamdan gelir elde etmekte. Flickr ücretsiz üyelik sunuyor, ekstra özellikler için ücretlendiriyor.

Müzik grupları CD lerini gazte ile bedava dağıtırken canlı performansını çok yüksek fiyatdan bilet uyguladıkları için hem ünlü hem karlı çıkıyorlar.

İngilterede örneğin cep telefonu ücretsiz fakat bir yıllık servis kontratı imzalanıyor ve aylık konuşma belirlenmiş minimum konuşma dakikası ücretlendiriliyor. Sonucunda genelde bedava verilen dakikalardan daha fazla kullanılıyor ve GSM şirketleri yine karlı çıkıyor.

Bedava ekonomisi, bedava olduğu için popülar oluyor ve bunu farklı şekillerde paraya çevirme şeklinde başarılı olabilirler. Ayrıca glişime ve geliştirilmeye açık ürün haline geliyor.

Bu bedava ekonomisi ile cep telefonu üreticileri GPS özelliklerini bütün telefonlara ekleyebilirler ve daha sonra GPS servisi için ücretlendirme yapalar.

Kaynaklar (büyük çoğunluğu videodan derlenmiştir...):

Abi çok güzel bir blog buldum - Bende bulunmuşu var ;)

İnternetde dolaşırken bazen çok güzel bloglarla karşılaşıyoruz. Genelde google de arama yaparken veya bir blogda bahsi geçince merak edip bakıyor ve gerçekten güzel bir blog neden daha önce haberim olmadı diye düşündürüyor.

Böyle bloglardan sayabileceğim ilk başta smashıng magazine, techcrunch, problogger, Guy Kawasakinin blogu, webrazzi, marketingMA ve benzer bloglar. Çoğunu technoratinin popüler blogları olduğndan veya Digg de en çok oy alan yazıları bulunduğundan keşfetmiş oldum. Peki bunlar kadar popüler olmayan fakat bular kadar kaliteli içeriği olan blogları nasıl bulurum? Google de arama yapınca bulunması bazen o kadarda kolay olmayan fakat ilgilendiğiniz konuları içeren blogları nasıl bulurum?

alltop.com Cevap, bulmana gerek yok bulunmuşu var... Nasıl bulurumu düşünen ilk ve tek ben olmadığım gibi bulduklarını kategorize eden ve düzenli bir şekilde hepsinden haberdar olmamızı sağlayacak ortamlar oluşturmak gibi birileri adım atan şahısların emekleri sayesinde bulunmuşu var. Böyle bulunuşların toplandığı sitelerin biriyle bugün karşılaştım. Alltop.com genelde temel temalara hitap eden kaliteli ve bilgilendirici içerik barındıran blogların linklerini bulunduruyor. Hani bir kitaba bakıpta neleri kapsadığını merak edersiniz, okumaya değermi yokmu, aradığınız içerik varmı yokmu diye merak edersiniz ve içindekiler kısmına bakarsınız. Alltop da bunu amaçlayan bir site, ilgilendiğiniz temada yazı yazan bloglarda neler olduğuna bakabileceğiniz bir içindekiler klavuzu.



Bunu bugün bulmam sayesinde bilmediğim onlarca yeni blogla karşılaştım. Site editör tarafından yönetildiği için google aramasında karşılaşacağınız spam sitelerden farklı ve o kadar da yararlı bir kaynak olarak hizmet vermektedir. Alltop sitesi inglizce içerikli siteleri toplamıştır, dolaysıyla bütün yazılar ve bloglar inglizcedir. İnglizce okuyorsanız ve ilginizi çeken blogları keşfetmek ve güncel kalmanız için alltop sitesini öneririm. Bazen bu blog neden güncellenmiyor diye beklediğiniz bloglar bilgi açlığınızı gidermediği zaman çok işinize yarayacaktır.

pillim.or Türkçe buna benzer bir kaynak tam olmasa da pillim.org olabilir. Neden tam olmasada dedm çünkü genelde Pilli networkün sitelerini içermektedir. Pilli networkün siteleri ise genelde farklı kaynaklardan yararlanılarak kullanıcılar tarafından oluşturulan içerikten ibaret. Ve çogu yazıyı takip ettiğinizde pilli network sitelerinin de kaynak olarak kullandığı yabancı ve türkçe bloglara yönlendirilmektesiniz. Dolaysıyla tam anlamı ile kaliteli ve arayıpta bulamayacağınız blogları ve içeriği bulmanız 2-3 basamak sonra gerçekleşiyor. Bu ise bazen nerede ve ne yapmakta olduğunuzu unutturacak kadar kafanızı karıştırabilir. Pillim.org'un da yabancı blogları kapsayan sayfası bulunmakta fakat yine de yeni blogları keşfetmenizi pek sağladığını söyleyemem çünkü 7-8 populer blogu kapsamakta. Bloglar kısmında ise türkçe popüler bloglar yer almaktadır. İşte orda bizi güncel tutacak birkaç türkçe blogun bulunduğunu söyleyebilirim.

popurls.com Popurls.com da inglizce popüler blog, sosyal ağlar, link ve içerik paylaşım sitelerinin içeriğini bir sayfada toplayan inglizce içerkli bir site. diğerlerinden farklı olarak yazıları not defterinize ekleyerek daha sonra okumak için 5 günük saklayabilirsiniz, arayüzü ihtiyacınıza göre sırasını değiştirerek özelleştirebilirsiniz. Fakat bu servis yinede yeni blogları keşfetmeden ziyade farklı kaynaklardaki populer içerği takip etmenizi sağlamaktadır.

Uzun lafın kısası aradığınız konuları bulmakta zorlanıyorsanız bulunmuşuna bu bahsettiğim sitelerden bakabilirsiniz.

Güncelleme: Alltop, Guy Kawasakin'in yeni sitesi. Alltop fikri ve tanıtımını yapan reportaj videosuna "Alltop: Guy Kawasaki's Newest Venture in Social Media" buradan ulaşabilirsiniz.

Creative Commons License
Kaynak gösterilerek kullanılabilir - Creative Commons Attribution-Noncommercial 3.0 License.
eXTReMe Tracker